Lobi Makale Serisi 2: Kriptoparalar ile Varlığa Dayalı Menkul Kıymetler: Dijital Varlıkların Sınırları

Ahmet Ekmel Karaman
5 min readSep 25, 2021

Varlığa Dayalı Menkul Kıymet (Security)

Bazı resimler resmettiği şeyleri göstermezler. Örneğin sürrealist ressam René Magritte, “İmgelerin İhaneti” isimli tablosunda bir pipo çizmiş olmasına rağmen altına “Bu bir pipo değildir” açıklamasını yazmak zorunda kalmıştır. Pipo ile resmedilenin pipo olmayışı hatta öylesine önemsenmiştir ki Michel Foucault gibi bir filozof tabloda yer alanın neden bir pipo olmadığını anlatmak için bir kitap yazma ihtiyacı duymuş ve kitabın sonunda pipo resminin bulunduğu fakat pipo olmadığı iddia edilen tablodaki nesnenin ancak böyle pipo olabildiğini açıklamaya çalışmıştır.

Bu satırların kafamızı biraz karıştırması oldukça muhtemel. Kaldı ki dijital finansın regülasyonuna dair bir şeyler yazmaya çalışan bir adamın Foucault ve Magritte’ten bahsetmesi de kabul ediyorum ki tuhaf. Gel gelelim neoliberal finansal sistemin, enflasyon oluşturarak borç ödeme çabasında olanların gırla gittiği bir dönemde altına pipo değildir yazılmış bir pipo tablosu bence cuk diye oturan bir örnek.

İngilizcesi ile Securitization, Türkçesi ile “Varlığa Dayalı Menkul Kıymet” borç olarak başkasına verdiğiniz parayı üçüncül şahıslara faizi ile satmanız demek kısaca. Sebebi ise çok basit; siz alacağınızı kısa yoldan borçlu yerine menkul kıymeti satın alandan tahsil ediyorsunuz, borçlu ise borcunu menkul kıymeti alan kişiye faiz geliri ile birlikte ödüyor. Borcu ilk veren (issuer) vadeyi beklemeden kaynağa erişiyor; menkul kıymet alıcısı ise faiz farkından gelir elde ediyor.

Bu anlattığım örnek sadece borçlar üzerinden değil, varlık temelindeki her türlü aracın; menkul kıymet haline getirilerek alınıp satılır hale getirilebilmesi için geçerli. Benim aklıma Türkiye’den gelen en ilginç örnek tarım finansmanı sağlayan Tarfin isimli yerli girişimin çiftçilere sağladığı kredileri menkul kıymetleştirmesi.

(Daha detaylı bir anlatım için şu linke bakılabilir.)

Varlığa Dayalı Menkul Kıymetlerin Tokenizasyonu

Blokzinciri teknolojisinden az buçuk haberdar iseniz 2019 yılından başlayarak “Merkeziyetsiz Finans” (DeFi) ve “Akıllı Kontrat” gibi bazı laflar kulağınıza çalınmışıtr. Blokzinciri tabanlı ve açık kaynak kodlu platformlarda klasik finansın aracısız halini sunmak olarak tanımlanabilecek DeFi, varlığa dayalı menkul kıymetlerin tokenize edilerek dijitalleştirilmesinde ciddi bir rol oynuyor. STO ( Security Token Offering) adı verilen tokenizasyon süreci alternatif blockchain ve DLT altyapıları geliştikçe artarak yoluna devam ediyor.

Şimdi biraz Blockchain for Dummies seviyesine dönelim ve tane tane süreci anlayalım.

Tokenizasyon (muhtemelen Türkçesi jetonlaştırmadır; hiç rastlamadığım için tokenizasyon olarak devam edeceğim); finansal ürün, fiziksel varlık, mülkiyet veya hak gibi bir varlığı bir blokzinciri veya dağıtılmış defter sisteminde temsil eden token oluşturma eylemi demek.

Akıllı kontrat ise “tokenize edilmiş” dijital varlığı temsil eden bir blok zinciri sistemindeki benzersiz kod. Bu akıllı sözleşme içinde belirli veriler veya nitelikler atayabilir, belgeleri bağlayabilir veya işleyiş süreci oluşturabilirsiniz.

Menkul Kıymet Token Dağıtımı (Security Token Offering) ise yatırımcılar veya kullanıcılar için geleneksel bir menkul kıymeti temsil eden yeni bir dijital varlık çıkarma eylemi.

Şimdiye kadar Blockchain ve DLT üzerinde sunulmuş klasik finans enstrümanları şu şekilde:

Finansal varlıklar:

  • Borç ve Türevleri: Tahviller, İpotekler, Türev Menkul Kıymetler, Krediler
  • Öz Sermaye ve Fonlar: Özel Şirket Payları, Fon Faizleri, Proje Finansmanı, Tröstler, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO)

Fiziksel Varlıklar:

  • Özel Varlıklar / Lüks Ürünler (Örnek: Elmas, Altın)
  • Emtialar
  • Emlak (İlginç ama evet, emlak fiyatlarına endeksli bir coin var :))

Şimdi daha ciddi bir soru karşımızda: Halihazırda varlığa dayalı menkul kıymetler süregelen aracı kurum ve finansman şirketleri ile alınıp satılabiliyorken neden kurtlar sofrası olan coin piyasasında işlem görsün?

Bu sorunun tek bir cevabı yok, ama cevapların her biri neden blokzincirinin her türlü alanda karşı konulamaz bir değişime sebep olacağını kanıtlar nitelikte. Şöyle ki:

1. Her bir dijital varlık için ayrı hak ve sorumluluklar oluşturabilir; paket halinde bir düzenleme ve sınırlama koymak zorunda olmazsınız.

Akıllı sözleşmeler aracılığıyla hak ve sorumluluklar o “varlık” özelinde programlanabilir. Klasik finansta ise “menkul kıymet haline getirilmiş” bir çok varlık içeriğinin konut kredisi mi, lot mu yoksa kesilmiş bir fatura mı olduğundan bağımsız aynı standartlar altında değerlendirilerek, risk ölçümleri üzerinden ayrılır. 2008 krizine kaynaklık eden “Mortgage”a dayalı menkul kıymetlerin riskine bakılmaksızın “emlağa dayalı menkul kıymet” olarak satılması bu paket tanımlamalar yüzünden olmuştur. Kısa cevap; spesifikasyon ya da özelleşme.

2. Herhangi bir emanet hizmeti kullanmadan iki dijital varlık arasında neredeyse gerçek zamanlı olarak alım satım gerçekleştirirsiniz.

Mevcut şartlarda bir menkul kıymet olan hisse senedi ya da fon almaya karar verirseniz, öncelikle bir aracı kurumdan hesap açmanız gerekir. Hesabınız açıldıktan sonra alış talebiniz alış fiyatından tahtaya iletilir, eğer eşleşme olursa payınız Takasbank’ta saklanır ve sonraki iş gücü aracı kurumunuza teslim edilir. Bu süreç dijilleşme ve bankacılık teknolojilerinin ilerlemesi ile oldukça hızlanmış olsa bile, TEFAS’da işlem gören bir fonu alabilmek için bile saat 11.30'dan evvel emrinizi iletmelisiniz ki emriniz gerçekleşsin. Halbuki blokzinciri sistemi alıcı ve satıcının doğrudan etkileşime girmesini sağlayarak aradaki aracıları, zaman farkını ve ekstra masrafları ortadan kaldırır. Ayrıca, saklamayı Metamask gibi bir cüzdan açarak kendi başınıza yapabilir; dünyanın neresine giderseniz gidin internet erişiminiz olduğu sürece 16 kelimelik şifrenizle bu varlıkları yanınızda taşıyabilirsiniz.

3. Her işlem için değiştiremeyen bir veri tabanı tutulur.

Blokzinciri teknolojisinin nevi şahsına münhasır yapısı nedeniyle her bir noktada sorgulanabilen, şeffaf ve değiştirilemeyen bir kayıt zinciri oluşturulur. Bu kayıtlar merkezi yahut dağıtık biçimde sonsuza kadar erişebilir biçimde saklanır.

Bunların yanı sıra varlığa dayalı menkul kıymetlerin tokenize edilmiş hallerinin neden klasik finanstaki hallerinden farklı ve güçlü olduğu iddia ediliyor, başka ne gibi fayda ya da zararı var; bunu du kısaca özetlemek gerekirse:

  1. Uyumluluk ve Esneklik:

Akıllı sözleşmeler yoluyla oluşturulan menkul kıymetler, takas/ satış seviyesinden ziyade varlık seviyesinde esnek, programlanabilir uyumluluk sağlar. Bu, anlaşma yapısıyla doğrudan ilgili kısıtlamaların (örneğin yatırımcı için beyaz liste, yatırımcı sayısında bir üst sınır, kısıtlı bir elde tutma süresi) menkul kıymetin kendisinde kodlanmasını ve ömrü boyunca uygulanmasını sağlar.

2. Daha düşük idari maliyetler:

Pay oluşturma ve dağıtım süreçleri, doğrudan uygun hesaba coinler oluşturularak ve blokzinciri sisteminde yatırımcılara dağıtılarak basitleştirilir. Zaman, denetim, hukuk ve teknoloji maliyetleri ciddi biçimde azaltacaktır.

3. Doğrudan risk hedgelenmesi:

Akıllı kontrat oluşturulduktan sonra protoklleri değiştirlemeyeceği ya da iptal edilemeyeceği için karşı-taraf riskleri sıfıra iner. Ürün sadece kendi temsil ettiği pozisyonun talep riskini taşır.

4. Daha fazla likidite:

Borsa düzeyi yerine varlık düzeyinde uyum; yatırımcıların, borç verenlerin ve borç alanların tek bir likidite havuzuna kilitlenmediği anlamına gelir. Birden fazla borsaya erişim fırsatı ile, tipik olarak özel menkul kıymetleştirilmiş varlıklarla ilişkilendirilen fiyat keşfi ve likidite azlığı nedenli prim eksikliği zamanla azaltılabilir ve/veya ortadan kaldırılabilir.

5. Gerçek zamanda değiş-tokuş

Zincirleme protokoller ve ödeme yapıları ile (stable coinler) aynı anda gerçekleşecek olan alım satımlar borsaların taşıdığı eşleştirme maliyetlerini sıfıra indirir.

6. Verimlilik:

Zincirleme protokoller ve ödeme yapıları ile birleştirilmiş gerçek zamanlı yönetim faaliyetleri (örneğin, temettü dağıtımları, kar paylaşımı, geri alımlar ve havaleler) otomatikleştirilebilir ve yüksek verimli hale gelebilir.

7. Ulaşılabilirlik

Dominik Cumhuriyeti vatandaşı bir yatırımcı, Türkiye’deki bir köftecinin (mesela güneş gözlüklü, dirseğinden tuz atan bir adamın işletmesi olsun) patlayacağını ve çok büyüyeceğini düşünerek zaman-mekan fark etmeksizin yatırımcısı olabilir.

Varlık tokenizasyonu ve ticareti, daha fazla sermayeye erişim, gelişmiş likidite, daha hızlı katılım, daha verimli süreçler, gerçek zamanlı ödeme ve kolaylaştırılmış uyumluluk gibi yatırımcı, ihraççı ve borçlu için anlamlı faydalar sağlar.

Sonraki yazımda bu teknolojinin muhtemel risklerinden de bahsedeceğim.

Sevgiyle,

Kaynaklar:

https://www.investopedia.com/terms/s/securitization.asp

https://alphapoint.com/10-ways-security-token-offerings-improve-traditional-securitization/

https://www2.deloitte.com/us/en/pages/regulatory/articles/applying-blockchain-in-securitization.html

https://www.spglobal.com/en/research-insights/articles/what-blockchain-could-mean-for-structured-finance

https://www.researchgate.net/publication/340652414_Tokenization_and_Securitization_-_A_Comparison_with_Reference_to_Distributed_Ledger_Technology

https://medium.com/corda/tokenized-securitization-62aceeab1621

https://www.securitize.io/thought-leadership/blogs/whether-utility-or-security-tokens-what-were-really-talking-about-are-digitized-securities

https://wip.mitpress.mit.edu/pub/pq3p2jw2/release/1

https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/lu/Documents/financial-services/lu-tokenization-of-assets-disrupting-financial-industry.pdf

--

--

Ahmet Ekmel Karaman

Cağaloğlu, Koç University, FSFM & Blockchain, Finance, International Relations, Macroeconomics . They call me Consigliere